Archive for the ‘İlişkiler’ Category

Eşim akşam eve yorgun gelince çok sinirli oluyor

Salı, Şubat 14th, 2012

Hanımlara: Belki farkında değilsiniz ama erkekler eve yara alarak dönerler. Bu o kadar gizli bir yaradır ki kendileri bile farkında değildir. İş için yola çıkan bir erkek çok sayıda bilinmeyenle yüzleşmek üzere güne başlar. Piyasada çok sayıda faktörle boğuşmak zorundadır. Memur ya da işçi ise mutlaka emir altına girecektir, bir rutinin çarkları arasında koşuşturacaktır. Amir ya da patron ise piyasanın şartlarıyla karşı karşıyadır; yine kendi başına değildir.

 

Çeklerin ödenmeme ihtimali, dövizin dalgalanması, enflasyonun büyümesi, rakiplerin bastırması gibi çok sayıda emredicinin sürpriz komutlarını beklemektedir. Hele de büyükşehirde yaşıyorsa, kurallarını kendisinin koymadığı bir trafiğin cenderesinden geçmek zorundadır. İster belediye otobüsü ile gitsin, ister çok pahalı arabasını kullanıyor olsun, yol koşullarına eksiksiz itaat etmek zorundadır. (Bu şartların hepsi çalışan kadın için de geçerlidir elbet! Ancak en azından çoğunluğa dair bir şeyler söyleyerek; yuvayı bekleyen evhanımlarının çalışan eşlerinin durumunu anlamasına yardımcı olmaya çalışıyorum.) Evden işe giderken trafikle, işte piyasa şartlarıyla ya da amiriyle, eve dönerken yine trafikle uyum içinde kalmak üzere ezilip büzülen erkeğin eve geldiğinde kendisini “daha serbest” hissetmesi gerekir.

 

Çoğunlukla telaffuz edemese de eve varır varmaz bunların hepsini omzundan atmayı ummaktadır..

Sevgililer Gününde yapmanız ve yapmamanız gerekenler

Salı, Şubat 14th, 2012

Geceyi kız arkadaşlarınızla geçirmek! Yalnızsanız ya da sevgiliniz varsa bile o günün keşmekeşinde kız arkadaşlarınızla gideceğiniz bir yemek ardından sinemanın keyfine inanamazsınız!

Bugün onu üzmeyin! Olur mu? Bugün sevgilinize iyi davranın. Onu tüm kötü özelliklerinden dolayı eleştirebileceğiniz 364 gün daha var:)

Seni seviyorum mu! Çok klasik! Bu aşkın en orjinal yanı siz olun ve o gün ona aşkınızı en orjinal biçimde anlatın! Durun! Bir not kağıdına yazılan şiir 1300?lü yıllarda kaldı… Size önerimiz geçici de olsa adını bu özel gün için dövme yaptırabilirsiniz.

Kalpli kıyafetlerinizi n?olur giymeyin! Kalpli kıyafetlerinize neredeyse kalpli aksesuarlarınız da dahil… Mevsim itibariyle çiçek desenlerinden ve çiçekli aksesuarlardan da uzak durmanızın beraberinde biz romantizmi simgeleyen inciyi beğenerek öneririz.

İkiniz sağlık için birarada olun! Bugünü bir kan merkezine giderek ve ihtiyacı olan bir kişinin belki de hayatını kurtaracak olan kan bağışı yaparak geçirmek eminiz sizin için de en kalpten birlikteliklerdendir.

Kendi sevgililer gününüzü yaratın! 14 Şubat… Evet… Kutlamaları sevenler için güzel bir tarih ama bizim önerimiz aşkınıza ayıracağınız bir haftasonu tatilini kutlama ilan ederek diğer aşıkları kıskandırmanız.

Güle alternatifler üretin! Bu seçeneğimiz de erkeklere… Gül kadar kırmızı ve seksi olan bir çiçek daha yok biliyoruz ama ona alternatifler düşünerek kendinizi özel kılmanız kalıcılığınızı artıracaktır:)

Randevularınızı almayı sakın unutmayın! Kuaför randevunuz ya da yemek rezervasyonunuz…. Erkenden kuru temizlemeciden alınacak elbiseniz… Ya da aylar öncesinden kiralamayı planladığınız filmi almak için kısa bi yol… Programlı olmak size zaman kazandıracaktır.

Eski sevgiliyi aramak mı? En yakın kız arkadaşınız sabahtan beri akşam ne giyeceği ve saçı konusunda konuşup duruyor… Bir romantizm bir telaş… Evet, onu kıskanabilirsiniz. Hatta bütün sevgililere kıskanan gözlerle bakabilirsiniz ama durun… Sakın eski erkek arkadaşlarınızı aramaya kalmayın. İnanın bugün onu istemiyorsanız 15 Şubat?ta da tüm kapılar ona kapalı olacak…

Evliliklerin çatırdamasının sebepleri

Salı, Şubat 14th, 2012

Günümüzde yeni evli çiftler, karşılaştıkları problemlere çözüm aramak yerine ‘bu hep böyle devam edecek, nasılsa çocuk da yok, yolun başındayken ayrılayım, yoluma devam edeyim’ düşüncesine sahip. 26 yaşındaki Tuğba Hanım, evlendikten hemen sonra eşi ile ortak bir paylaşımları olmadığını fark eder. Eşiyle bu durumu konuştuğunda ise sıklıkla ‘ben böyleyim’ cevabını alır. Tuğba Hanım, kısa bir süre sonra ailesinin yanına döner ve boşanır. Tuğba Hanım gibi daha binlerce çift, evliliklerinin ilk aylarında bir çok sorun yaşıyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Funda Güdücü, günümüzde çiftlerin ilk yılı ‘deneme yılı’ olarak gördüğünü belirtiyor. İlk yılı bu şekilde değerlendirmenin baştan bağlılığı sekteye uğrattığını ifade eden Güdücü, çözüm yerine ayrılığın tercih edildiğini söylüyor. Güdücü “Yeni evliler, yaşanılan ilişki sorunlarını genele yayıyor. Çözüm aramak yerine bunun hep böyle devam edeceği düşüncesiyle hareket ederek ‘daha yolun başındayız, çocuk da olmadan bu evliliği sonlandıralım, yolumuza bakalım’ diyorlar. Sorun çözme zahmetini ailelerine bırakıyorlar.” diyor.

Güdücü’ye göre özgürlükten vazgeçip ikinci bir şahısla ortak bir yaşam kurmanın zorluk ve sorunlarını kabullenememek, gerçek bağlılığı sağlayamamak da yeni evli çiftler arasındaki en büyük sorun. Problemlerle başa çıkma yetisi, çocukluktan itibaren gelişmesi gereken ego kapasitesi. Bunun gelişmesine çeşitli şekillerde izin verilmez ya da gelişemez ise bu sorunlar her alanda olduğu gibi evlilikte de kaçınılmaz. ‘Evlilik zormuş, yapamıyorum’ denilerek boşanmalar gerçekleşiyor.

Evliliklerin çatırdamasının bir diğer sebebi ise hızlı alınan kararlar. Uzman Psikolog Zehra Erol’a göre çiftler, kısa bir sürede beklentilerinin farklı olduğunu görüyor. Çiftler, farklı beklentileri aşmak için sadece karşı taraftan değişim bekliyor. Bu da gerçekleşmiyor, beklentilerinin gerçekleşmemesinin oluşturduğu hayal kırıklığı ile de başa çıkamıyorlar ve boşanmaya karar veriliyor.


Sohbet